Yol-1
ben bi savasçi degilim, hiç de olmadim. savasmak da istemedim ki... çabalamakla savasmak arasinda ki farkin üstündeydi gözlerim hep. belki de o ince çizgiye o kadar çok baktim ki ne gördügümü karistirdim. simdi önümdeki bulaniklasmis yola baktikça yürüyesim gelmiyor. simdi yolun kenarina çöküp, gözlerimi kapatip, hiç kipirdamadan gelip geçen araba seslerini dinliyorum. sadece bunu yapabiliyorum çünkü. sanirim bir daha yürümeyecegim bu yolda ve hatta bu duydugum sesler de beni tedirgin ediyor. içimden gelip geçen onca arabanin arasinda, trafikte sikismis bir kedi yavrusu gibi korkuyorum. kalkip yoldan uzaklasma vaktinin geldigini biliyorum. bu sefer sessizlige yürümeliyim. kendi seçtigim yoldan uzaklasmak kolay degil, ama nereye gittigimi göremiyorum. benim seçtigim yolda miyim hala onu bile bilmiyorum. görüsümü netlestirmek için ""çabalamam mi" yoksa "savasmam mi" gerek bilmiyorum. savasmak istemiyorum hiç istemedim istemeyecegim, çabalayacak da gücüm yok. aradaki fark artik beni baglamiyor sanirim. gidiyorum sadece.yol yok, yön yok. tek amaç sessizlik, yalnizlik. kim bilir altinda yürüdügüm agaçlardan birinden kafama bir elma düser ve "eveeeet iste buu!!!! bulduuuummmmm" derim belki. o zaman netlesir hersey bir baska yolda ve gözüm kapali bile yürüyebilirim düserim diye korkmadan. komik, böyle umut dolu cümleler kurmak için ne kadar umutsuz durumda olmaliyim? sanirim çoooook umutsuz olmaliyim. öyle olmaliyim ki kaçiyorum. kendi yolumu terk ediyorum. kendi seslerimi duymamak için sessizlik ariyorum. sadece korkuyorum aslinda, hepsi bu. peki kaçmanin nesi kötü???
Yol-2
ben bi savasçi degilim, hiç de olmadim. savasmak da istemedim ki... çabalamakla savasmak arasinda ki farkin üstündeydi gözlerim hep. belki de o ince çizgiye o kadar çok baktim ki ne gördügümü karistirdim. simdi önümdeki bulaniklasmis yola baktikça yürüyesim gelmiyor. simdi yolun kenarina çöküp, gözlerimi kapatip, hiç kipirdamadan gelip geçen araba seslerini dinliyorum. sadece bunu yapabiliyorum çünkü. sanirim bir daha yürümeyecegim bu yolda ve hatta bu duydugum sesler de beni tedirgin ediyor. içimden gelip geçen onca arabanin arasinda, trafikte sikismis bir kedi yavrusu gibi korkuyorum. kalkip yoldan uzaklasma vaktinin geldigini biliyorum. bu sefer sessizlige yürümeliyim. kendi seçtigim yoldan uzaklasmak kolay degil, ama nereye gittigimi göremiyorum. benim seçtigim yolda miyim hala onu bile bilmiyorum. görüsümü netlestirmek için ""çabalamam mi" yoksa "savasmam mi" gerek bilmiyorum. savasmak istemiyorum hiç istemedim istemeyecegim, çabalayacak da gücüm yok. aradaki fark artik beni baglamiyor sanirim. gidiyorum sadece.yol yok, yön yok. tek amaç sessizlik, yalnizlik. kim bilir altinda yürüdügüm agaçlardan birinden kafama bir elma düser ve "eveeeet iste buu!!!! bulduuuummmmm" derim belki. o zaman netlesir hersey bir baska yolda ve gözüm kapali bile yürüyebilirim düserim diye korkmadan. komik, böyle umut dolu cümleler kurmak için ne kadar umutsuz durumda olmaliyim? sanirim çoooook umutsuz olmaliyim. öyle olmaliyim ki kaçiyorum. kendi yolumu terk ediyorum. kendi seslerimi duymamak için sessizlik ariyorum. sadece korkuyorum aslinda, hepsi bu. peki kaçmanin nesi kötü???
Yol-2
...ve iste artik yolda degilim. Ne araba sesleri kaldi, ne de nefesimi kesen toz dumanlari. Yolumdan saptim bilinmezlige dogru. Ayaklarima birseyler batti, küçük kan damlalariydi sadece. Korkutmadi ama duraksatti. Tekrar tekrar düsündüm yola geri dönmeyi, yeterince "çabalamadim mi acaba? hata ben de mi acaba? çabuk mu pes ettim yoksa?" sorulari beynimi kemirdi durdu. Ama olmadi iste, çabuk pes etmemistim, tam tersine fazla bile zorlamistim. Bu yüzden agriyordu ya her noktasi vücudumun, ruhumun. Yorgunluktan sizip kaldim bilmedigim bahçelerin ortasinda, günesin altinda. Saatlerce uyudum, uyanip uyanip tekrar uyudum. Acisini çikardi vücudum uykusuz kaldigim gecelerin belki de. Uyandigimda ince ince yagmur çiseliyordu. Yanmis kavrulmus her noktama o kadar narince düsüyordu ki taneler, mutlu olmama bile yetti. Mutlu oldum sadece yagmur çiseliyor diye bunca zamandan sonra. Çok sürmedi ayaga kalkip yürümeye devam etmem. O kadar hizli yürüdüm ki zaman kavramimi sasirdim. Ne zamandi gece, ne zamandi gündüz? Yoldan o kadar hizla uzaklastim iste. Yine yagmur çiselerken ve ben yine mutluyken simsekler çakmaya basladi. Hikaye olmasi gerektigi noktaya ilerliyordu iste..yine! Aklima düstü yol. Çok uzaktaydim artik, dönmeye çalissam da yönümü bulamazdim ki. Aklima düstü sadece, demek ki sandigim kadar çabuk, sandigim kadar çok uzaklasmamistim. Ne kadar yürürsem yürüyeyim belki de sadece etrafinda dolanacagim, uzaklasamadan. simdi ne yapmak gerek? Y.
Yol-3
Yol-3
Bayilmisim sanirim. Uyandigimda bilmedigim bir yerdeydim. Ne kadar zamandir burda böyle baygindim bilmiyorum. Derler ya hayatim film seridi gibi geçti gözlerimin önünden diye yalan degilmis. Tüm yolu bastan sona yürüdüm sanki tekrar...ta ki yolu birakip gidene dek. Sonra uyandim. Rüyanizda agladiginizi görürsünüz ve uyandiginizda yüzünüzde aglamakli bir ifade vardir ama gözleriniz islak degildir. O kadar gerçekçidir ki nasil olur da gözyaslariniz olmaz sasarsiniz. Ben uyandigimda gözlerim islakti. Yine de sasirdim. Üstümde ne zaman giydigimi hatirlamadigim bir hirka vardi, mevsimler ne çabuk degismisti yada ne kadar uzun süre baygin kalmistim. Çözemedim, üstünde de durmadim. Hirkaya sikica sarinip ayaga kalktim. Soguktu, hem de çok. Üstelik hala gözlerimden yaslar bosaniyordu. Kizdim kendime, hem de çok. Hak etmedigim kadar çok yüklendim bu sefer. Benle kavga etmekten yorulmustum, bikmis usanmistim. Keske ikiye bölünüp birbirimizi terkedebilseydik. Ellerim kurumus, gözlerimi silerken canimi acittilar. Umursamadim, sadece fark ettim. Algim degismisti, hersey degismisti sanki dünyadaki. Sadece fark ediyor ama tepki vermiyordum.Kendimi soyutlamam bilinçli degildi, gördügüm rüyanin/kabusun sokuydu, biliyorum. Geçecekti biraz temiz havayla, bir bardak suyla. Ama neden hala aglamaya devam etmek istiyorum o zaman? Neden kendime bu kadar kizginken, sus ve devam et diye bagirirken diger yanim hala ziril ziril agliyor? Vazgeçtim, kabul ettim. Kizmiyorum artik, sadece agliyorum. O kadar çok hatanin içine bir yenisi daha eklense ne olacak ki diyip avutmaya çalisiyorken, diger yanim ne hatasi yok öyle birsey zayiflik bu yaptigin diyor. Bir baskasi- kafamdan firlayip ne kadar bos seylerle ugrastigimi aslinda benim varligimin hata oldugunu söylemeye kadar vardiriyor isi. Bagira çagira konusan onca ses içinde kayboluyorum. Dinleyemiyorum ki inanayim. Disardaki sessizlikten sikayet ederken içimdeki gürültüde boguluyorum. Yazik, az önce tamamen degismis gözüken dünya tekrar ne kadar da tanidik simdi. Tepki vermemek en iyisi belki de, gidishati seyretmek. Yaptigim hiçbirsey beni daha iyiye götürmemisken hala birseyleri düzeltmeye çalismam ne kadar safca. Dokunma Sinem, hiçbirseyi elleme. Küçükken annenle misafirlige gittigin evlerdeki güzel oyuncaklar gibi seyret ama dokunma! Çünkü hiçbiri senin degil. Senin olanlari da sakla, zarar gelmesin. Zaten çok azi saglam kaldi.
Notlar:
Yol-1: 23 Agustos 2007 tarihinde yazildi.
Yol-2: 12 Eylül 2007 tarihinde yazildi.
Yol-3: 16 Eylül 2007 tarihinde, saat 02:46 iken, Mono'dan "Jackie Says" çalarken yazildi.
Yol-1: 23 Agustos 2007 tarihinde yazildi.
Yol-2: 12 Eylül 2007 tarihinde yazildi.
Yol-3: 16 Eylül 2007 tarihinde, saat 02:46 iken, Mono'dan "Jackie Says" çalarken yazildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder