İnsanlarla konuşup da yorulmak yerine, yazıp da kurtulmak istediklerim
19 Kasım 2010 Cuma
Kafa karışıklığı
Kafa dediğin çabuk karışıyorsa eğer, içindekiler yerine mi oturmamıştır? İçindekiler sabitlenince, her doğruyu her yanlışı bildiğini düşününce de, değişime kapalı, duvarları olan, öğrenmeyen bir insan olmuyor muyuz? Ne tarz bir kısır döngüyse artık, dengesi bulunabilir birşey olduğunu sanmıyorum. Zamanla uzadıkça uzayan doğrular ve yanlışlar listen var. Hergün birşeyler ekliyorsun, bazen doğrudan yanlışa, bazen de yanlıştan doğruya geçenler oluyor. Yıllarca hiç yer değiştirmeyenler de. Eğer yaşadıklarından, duyup öğrendiklerinden, görüp şahit olduklarından sonra listelerin değişmiyorsa, bu daha da kafa karıştırıcı bir durum. Ama sürekli doğruyu yanlışı yer değiştirerek de yaşanmaz ki... Belki de olgunluk dedikleri, büyüdük dedikleri nokta bu dengenin kurulduğu zamandır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
bişeye takıldım; "duvarları olan" tabirinin "değişime kapalı, öğrenmeyen" tabirleriyle beraber hareket etmesinin azıcık insafsızca olduğunu düşündüm. müsadenizle.
YanıtlaSilDuvarlar çok yüksek olunca, göz görmez başka olası dünyaları ya hani, o duvarlar çok kalın olunca duymaz ya insan başka sesleri kendinden başka, değiştirmesi, öğrenmesi zorlaşır. İmkansız mı? Kesinlikle değil, ama zor. Saygılar
YanıtlaSil