26 Haziran 2011 Pazar

Yazmadan da olur belki


Buraya sadece gereksiz hikayelerimi yazıyorum ya hani, beynimdeki çöplüğün ön yüzü... Bu klip de biraz öyle, yazmadan da ifade edebilirim sanırım bu sefer. 

Yeni birşeyler oldu. Ben sanıyorum ki- sandığım kadar zeki değilim belki de- kelimeler en güzel malzeme. Onları evire çevire, özenle seçe seçe en doğruya yakın şekilde kendimi anlatabilirim. Kelimelerle düşünüyorsa bu beyin, kelimelerle anlatacak bu eller, bu dudaklar... Böyle sanıyordum.

Biliyordum, karşıdaki ne kadarını dinlerse, ne kadarını anlamak isterse o kadarını alacak. Nasıl anlamak isterse öyle anlayacak. İstediğin kadar doğru kelimeleri seçtiğini san, bu böyle.

Bilmediğim ve şaşırdığım kısımsa şu; düşünmeden de konuşulabiliyormuş! Düşünmeden yaşayabilen insanlar varmış! Sorarlar adama o zaman, hocam o kelimeler nereden geliyor o zaman? Düşünmüyorsan kelimeler nerenden çıkıyor acaba? 

Bir adam düşünün, ama o düşünmüyor :) Karşısındakine iltifat ediyor, yazık karşısındaki de diyor ki bu adam bana karşı iyi bir şeyler hissediyor, benimle ilgili güzel "düşünce"leri var. Halbuki alakası yok, adamın aklına o an gelmiş, söylemiş. Yarın gelip de küfür etmeyeceğinin bir garantisi yok. O gün de o gelivermiş ağzına, ne yapacaksın. Bir gün gelip karakterine ağır laflar edecek, ertesi gün muhteşem biri olduğunu söyleyecek. 

Soru şu: sadece ses olsun diye konuşan biri ile iletişim kurulabilir mi?
Kelimeleri kullanmayan birini anlamanın , ona kendini anlatmanın yolu var mı? Diyorum ya, benim en iyi araç gerecim kelimelerim, ama karşındaki kapıya elindeki anahtar uymazsa ne yapacaksın? Baltayla indirecek halin yok:) Ya vazgeçeceksin ya da elinde olmayan başka anahtarları deneyeceksin. 

Çok uzattım. Az da olsa görsele kayalım dedim alt tarafı, klibi beğendim paylaşıyorum arkadaş, bundan ibarettir meramım.

Hürmetlerimle,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder